d-slr mı aynasız mı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
d-slr mı aynasız mı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Şubat 2016 Pazar

Bu saatte d-slr mı aynasız mı ?

Çoğunluk önyargıları nedeni ile küçük gövdeleri var diye küçük görüp daha ucuz olması gerektiğini sanıyor. Tabi bazı aynasızlar (m43'ler) sensör boyutu olarak da küçük olduklarından onlarda daha da bir küçük görülüp daha ucuz olmalı gibi bir fikirle bakılıyor. O ise bugün giriş seviyesi APS-C sensörlü d-slr'lardan imaj kalitesi olarak eksikleri yok. Lens çeşitliliği 60'ın üzerinde. Konularına bakarsanız da,

Samsung NX'ler 145'inci sayfaya ulaşmış,
http://forum.donanimhaber.com/m_70157069/tm.htm

Sony alpha 131'inci sayfada,
http://forum.donanimhaber.com/m_18366536/tm.htm

Olympus & Panasonic aynasızlar konusu 156'ıncı sayfada
http://forum.donanimhaber.com/m_43921546/tm.htm

Fujifilm X serisi 123'üncü sayfasına ulaşmış,
http://forum.donanimhaber.com/m_76703774/tm.htm

Ayrıca başka birçok forumda daha aynasız kullanıcıları var. http://yap-poz.com , http://kirlisensor.com , http://forum.alfakulup.com, http://birkarefotograf.com, http://m43turkiye.com

Temel olarak günümüzde hiçbirinin bir diğerine göre ilk kez iyi bir şey alacak, kompakttan daha iyi imaj kalitesine geçmek isteyen, ileri amatör seviyesinde olan kullanıcılar için D-SLR'lardan eksikleri yok. Tabi çok önemli ama kullanıcı yararına eksikleri var o da boyut(hacim) ve ağırlık eksikliği. Gövdede AF motoru yok, lenste AF motoru yok, gövdede IS yok vb. gibi durumlar da yok kimi aynasızlarda. Hatta kimi aynasızlarda gövdede 5 eksenli titreşim önleme özelliği ile (Olympus P5, OM-D M1, M5 ve Mark II'ler) sanırım henüz hiçbir d-slr'da olmayan üstün yönleri de var. Çoğunluğun bu önyargıları olmasa millet aynasızlar ile daha çok yerde ve zamanda birlikte olup çok daha fazla fotoğraf çekebilip ödedikleri paranın karşılığını daha çok alacaklar. Yani daha verimli ürünler ile kendileri de daha verimli olabilecekler. Eminim 1-2 hafta önce çıkan tamkare sensörlü zirve model bazı d-slr'larda 20-21 megapixel çözünürlüğü görmüş olmalarına rağmen günümüzde halen 28-30-50 megapixel makinaları "Vuaa, süper, işte en iyisi bu" falan diye görmektedirler.

Bir dönem d-slr alanlara açık açık enayi deyip, d-slr'a benziyor diye 30x-50x zumlu makinaları alıp buralarda şov yapanların anlık kayıp giden yıldızlar gibi toptan yok olduklarını görmekteyiz. 20-30 mp aralığında imaj kalitesini kompakt makina sensörü ile verebilen bu makinaları bilerek alanlar acaba be yapmaktalar ?! Belli amaçlar ile bu modelleri pompalayanlar sattıkları ürünlerin kullanım oranını görüyorlar iken ne denli mutlu ve huzurlular ?! Günümüzde kit+prime lensli APS-C sensörlü aynasızlar sıfır+resmi garantili olarak 1.400-1.500 TL'lere bulunabilir oldu. Hatta tele lens bile alınsa 2.000 TL. altında olabiliyor fiyatı (Misal Samsung NX3000). Bir zamanlar gerçeği yansıtmayan, abartılarak söylendiği gibi "D-slr aldın mı 10.000 lira da lens parası ödersin" olayı yok. Böyle bir durum var ama herkesin o düzeyde masraf yapma zorunluluğu yok.

10 Mart 2015 Salı

Kullanı-“yorum” , Kıllanı-“yorum” !

“Giriş seviyesi d-slr mı , aynasız mı !” Böyle bir soruya rastlayınca, olur ya düşünenler, kafasında soru işareti olanlar olabilir diye örnek olması açısından paylaşayım dedim düşüncelerimi. Elbette kaynaklar da sunarak.
-
Konuya şuradan yola çıkarak değinmek istiyorum. Bilmem anımsar mısınız, duydunuz mu ? 2-3 yıl evvel idi sanırım Olympus büyük bir mali kriz yaşadı. Sony bir bölümünü satın aldı falan gibi bir olaylar oldu. Geçen süreçte takip edip rastladığım bazı haberlerde Olympus’un pen serisi satışları konusunda Asya’dan memnun olduğu ama Amerika’da satışların düşük olduğunu okumuştum , sanırım 1 yıl önce idi. Şimdi bunların belgesini veya kaynağını araştırıp bulamayacağım ama sanırım ille istenir ise bulunur. Buna karşın Canon ve Nikon’da yıllardır herhangi bir mali kriz, ürün satışlarına dair bölgesel falan bir durum raporu, özeleştiri falan duymadım. Duymuş olan var ise paylaşır ise bilgileniriz. Öte yandan misal yeni bir model olan Nikon D810’da (https://photographylife.com/nikon-confirms-the-d810-thermal-issue-and-offers-a-solution ), D750’de, D600’de, D7100’de yağlanma, flare oluşturma, banding vb. gibi sorunların olduğu kanıtlanmış bir gerçek (Not : Biz öyle diyoruz diye inanmayın, buyrun kaynak : http://www.imaging-resource.com/news/2014/12/24/nikon-d750-flare-problems-heres-why-and-what-to-do-about-them-its-not-lens/ – http://www.dpreview.com/reviews/nikon-d750/9?utm_campaign=internal-link&utm_source=features-default&utm_medium=homepage-block&ref=features-default ve banding problemi örnekleri için https://goo.gl/KPf9SV ). Canon’da Canon 5D'lerde kronik ayna düşmesi sorunu ! Ayna sabitlendiği yerden bildiğin çıkıp düşüyor, yapıştırılarak düzeltiliyor falan !.. Kanıt : http://petapixel.com/2015/05/13/canon-warns-the-original-5d-may-suffer-from-mirror-separation/ 

Bir en son anımsadığım 650D’nin bir dönem üretilen serisinde grip plastiğinin alerji yapması vakası vardı onu da hal ettiler.Bunları niye anlattım ? Bir site hangi gerekçelere dayanarak bir markayı kötü gösterir sizce ve bir diğer markayı ise iyi gösterir. Burada “kötü gösterme” ve “iyi gösterme” tanımlamam anlaşıldığı üzere kasıtlı olarak gerçeği yansıtmamayı belirtmek için kullanıldı. Bir yandan şöyle bir düşüncem oldu “Bu markalar Dünya çapında siteler ne ispat ederler ise etsinler, yalan yada doğru ne derse desinler zaten peynir-ekmek gibi satıyorlar. Ne diye inceleme siteleri ile polemiğe girsinler” ;) Peki ya farklı bir bakış açısı ile bakar isek… Parası mı yok, kalemşör siteler bulamıyorlar mı ? Hatta bir dönem kendilerine göre “markayı kötülüyor” diye dava etme durumunun bile yaşandığını bilenlerimiz vardır. Yani, eğer bariz bildikleri bir “kötü gösterme” vakası var ise haklarını arama imkanları da var. Kaldı ki birkaç küresel vakadan da biliyoruz ki bu firmalar böyle şeyleri pek de es geçmiyorlar.DxO mark sensör ve lens başarımını ölçen bir inceleme sitesi. Bir ürünün gövde olarak komple başarımını test etmiyor. Dpreview ise ürünü komple ele alıyor ve genel bir başarım testi sonucunu bize sunuyor.
Örnekler verecek olur isek…
http://www.dxomark.com/…ny-NEX-5N___895_840_737
Dxo mark , Canon 70D’nin sensör başarımını 68 puan olarak ölçmüş !
Dpreview , Canon 70D’nin gövde başarımını 83 puan olarak ölçmüş ! ( Kaynak : http://www.dpreview.com/reviews/canon-eos-70d/18 )
Buna karşın
Dxo mark , pen e-pm2’in sensör başarımını 72 puan olarak ölçmüş ! ( ki Canon 70D’den iyi diye direk inkar edilen bir durum fakat göz ardı edilen bu sonuç sadece sensörün başarısı. Komple makinaya bakalım)
DPreview , pen e-pm2’in gövde başarımını 77 puan olarak ölçmüş ! O ise Canon 70D’ye 83 puan vermiş. Velhasıl Olympus pen e-pm2 Canon 70D’den komple ürün olarak önde değil imiş ! ( http://www.dpreview.com/reviews/olympus-e-pm2/9 )Bir de bu inceleme siteleri nasıl incelediklerini, neleri kriter aldıklarını, neler kullandıklarını vb. paylaşırlar. Detayları ile sunarlar. İnkar edenler ise misal şurada karışaltırmasını paylaştığım ürünleri olabilecek en eşit şartlarda karşılaştırıp bize bu karşılaştırmalarının detaylarını verebiliyorlar mı ? Yani hani sunulan kanıtların karşısında iddia ettikleri şeye dair mantıklı, görsel kanıtın verebiliyorlar mı ? Ben şu sonucu aldım ama şu şartlar altında diyebiliyorlar mı ? Benim bildiğim en basit mantık işleyişine göre iddiası olan iddiasını deliller ortaya koyarak gösterir. Birisi ki bu birisi söz konusu inceleme siteleri bunu yapıyor mu ? E yapıyorlar! Karşılığında aksini iddia edenler en azı ile aynı şekilde deliller koymalı ki laftan öte inanılır olsun iddiaları.
-
“E efendim bilmem ne markanın kit lensleri daha kalitesizmiş deniliyor” Kit lensler ile arada fark yok ise bile arada bir farkı olacak(d-slr'ın kit lensi ile aynasızın kit lensi kıyaslandığında), o da en azı ile taşınabilirlik ve her ortamda kullanılabilirlik.

Büyük çözünürlükte görmek için : https://c2.staticflickr.com/2/1506/24313111195_ba5a32682a_b.jpg


 Verdiğiniz para ile evde yatan arslan mı yoksa iş görecek olan gezen tilki mi daha makbuldür ? Herhalde fotoğraf makinasını alma amacımız sadece boş vakitlerde ve uygun ortamlar olduğunda kullanmak değildir. Bu durumu göz önüne alır isek lensler ile aynı kaliteyi elde edecek olsak dahi ille de aynı sensör boyutu ezberini kıramayan için APS-C sensörlü aynasız giriş seviyesi d-slr’a kıyasla öne çıkar bana göre. Ayrıca kullanıcıların genel olarak bahaneyi “kit lens” te araması büyük bir çoğunluğu kit lensin yeteneklerini keşfetmeden başka lenslere yönelmeleri ile devam ediyor. Benim şahsi tecrübelerime göre kit lensler fiyat/performans olarak harika olduğu yönünde. E tabi benim gibi 5 yıl kit lens kullanınca kit lens cambazı olunuyor sanırım. Tabi bu süreçte gövdeyi ve fotoğrafçılığın temel kurallarını da mecburen daha iyi öğreniyorsunuz. Eğer ki bir makina aldınız, misal Canon 650D. Devam edebilecekseniz (taşıma ve her ortamda kullanma sorununu görmezden gelerek) zaten böyle bir değişimden doğacak extra masrafa hiç gerek yok bence. Fakat, görmedik ve bilemiyorum… sizin mevcut elinizdeki ekipman ile yaptıklarınız, ekipmanı ne denli verimli kullanabildiğiniz meçhul şu durumda. Yeni başladığınızı düşünerek konuşur isek sizin kit lens ile alacağınız epey uzun bir yol var. Ayrıca çoğu kullanıcı kestirmeden zirveye zıplamayı düşünüyor. Gördüğüm kadarı ile forum başlıklarında gördükleri bazı fotolar için “Hocam hangi ayarları kullandın ?” klasik sorusunu sorup bekleyene kadar ve neticede hiçbir şey elde edemeyeceğiniz bu nafile çırpınışlar için harcadığınız zamanı elinizdeki ekipmanı daha verimli kullanmak için harcasanız eminim şu ana kadar baya bir yol kat etmiş olurdunuz. Zaten kullanmayı bilmeden, fotoğraf çekmenin teknik temelini bilmeden sadece test sonuçlarına göre o modelden bu modele geçerek daha iyi fotoğraflar çekmeniz mümkün olmayacaktır. Üstelik dediğimiz gibi arada dağlar kadar fark da yok ise ?!  Misal neden bir objeyi önünüze koyup farklı diyafram, iso, milimetrelerde çekimler yapmıyorsunuz ? Kit lens ile makroya yakın yakın çekim denemeleri yapmıyorsunuz ? Ben olsam madem o kadar para saydım, o ürünün suyunu çıkarırdım. Kol saatine makro, cep telini farklı açılardan fotolama, ne bileyim işte biblo, oyuncak vb. fotolama, saksıda çiçek vs. var ise, masa lambası ışığı ile farklı açılardan ışığı verip obje fotolama, merkez ağırlıklı ışık ölçümü modunda aynı sahneyi çekme, pozlama telafisi ile – pozlama ve + pozlama yaparak aynı sahneyi fotolama gibi şeyler deneyip daha sonra bunları “an” yakalamak için uygulamaya koymuşumdur. Misal pozlama telafisi ile – pozlayarak ve matrix ölçüm yerine merkez ışık öçlüm(veya spot) seçeneği ile kazandığım daha yüksek perde hızı neticesinde elde 1/10 perde hızı ile net çektiğim fotoğraflarım oldu. Evvelce bunları bilmez ve titrek fotolar çekerdim. Makina kadar iyi miyiz biz ? Bu sorunun cevabını veriniz kendinize bir de…

Misal bu 1/30 perde hızı, spot ölçüm, kit lens ve elde çekim.
 

  Piotrkowska Night-ready for new year
Spot ışık ölçüm mod , 1/8 perde hızı ile elde çekim, Olympus pen gövde + kit lens 14-42 R II
Poznanskiego Palace - on hand with kit lens
Netice… “Gezen tilki yatan arslandan iyidir” öyle ise eğer özel bir amacınız yok ise ki bu özel amaçtan kastım ürünün detay özelliklerindeki farklar sizin bu özel amacınız için size özellikle gerekli değil ise (işte ne bileyim, harici mikrofon takmak, kablosuz flaşlar kullanmak gibi mesela ki aynasızlarda bu mümkün değil demiyorum, en ekonomik fiyat/performans aynasızlarını kast ediyorum burada sadece) bugün artık gezen tilki “aynasız”lar yatan aslan “d-slr”lardan çok daha iyi birer tercih durumundadır bana göre. Aşağıda son 2-3 günde forumlarda denk geldiğim kullanıcı yorumlarından birkaçını paylaşıyorum.Piotrkowska Night-ready for new yearPiotrkowska Night-ready for new year
d-slr_tasimak_kolay_mi-2-
D-slr_dan_aynasiza_buyuktasinmazmulkunuz_d-slr
d-slr taşımanın dayanılmaz yükü






d-slr taşımanın dayanılmaz yükü
Sene 2018 , aylardan Şubat...


Büyük boyutta okuyun : https://c1.staticflickr.com/5/4663/38569066220_575ceaed19_c.jpg



Forumlarda bir çok yorumda d-slr büyük diye eleştirenlere gelen cevaplarda şunu da görüyoruz. Diyor ki d-slr sahiplerinin bazıları “2.makina olarak ben de aynasızkullanıyorum.” veya “2. makina olarak üst sınıf kompakt kullanıyorum” ?! N’e oluyor , d-slr çoğunlukla yatıyor yani. Ancak özel, boş ve bol vakit olduğunda d-slr’ını alıp fotoğraf çekmeye çıkıyor. Kaldı ki 2.makina niye alıyoruz ?! Bize biri para mı dağıtıyor ! Bunu söyleyen ve alan kişilerin zaten tahminim d-slr’ları bu konuya dahil ettiğim giriş seviyesi d-slr kullanıcısı değiller. Ya üst seviye bir gövde sahibi yada lens vb. ekipman olarak yüklüler veya arkadaşın ekonomik durum güzel.

Bunları da okumanızı öneririm,
http://fotoptik.blogspot.com/2016/04/iyi-fotograf-cekmek-icin-daha-iyi.html
http://fotoptik.blogspot.com/2016/04/vizorum-de-yok-12mp-kit-lens-2x-carpan.html
https://blog.fotozeynep.com.tr/2016/10/22/m43-sistem-makro-konusunda-ne-durumda

...

5 Mart 2015 Perşembe

Amerika'lı "kalın" ve "büyük" sever !.. (+18'lik blog postu)

Hoppalaaa ! Bu başlık da ne demek şimdi ?!?!?!? (Hayatımda ilk kez alenen +18'lik blog postu ile karşınıza çıkıyorum. Bir ayı, bir kurt, bir tilki postu gibi vahşet içereceğini sanmıyorum. Fakat yine de emin değilim. Bakalım laf lafı açtıkca bizi nereye götürecek. Ben baştan +18 uyarımı yapayım da yine de... )

Panik yapmayın efendim... Açıklayacağız...

Mesela bir habere göz atalım hemen şöyle, "Benzin fiyatlarının yıllardır görülmediği kadar düşüşe geçmesi, Amerikalıları tekrar kaldıkları yerden cip ve daha büyük motorlu araçlar almaya sevketmiş durumda." diyor haberde. Dikkatinizi çeken bir nokta yok mu ? "Tekrar kaldıkları yerden" diyor ve "Cip ve daha büyük motorlu araçlar almaya sevk etmiş" diyor !.. Hmmm, işte bu ilginç bir haber ve kaynak oldu !.. Aslı da şurada , http://www.veamerika.com/2014/12/16/2014te-abdde-en-cok-satilan-otomobiller-2014/

Ne ise 1 tane kaynak ve kanıt ile bir şey ispat edemeyebiliriz. Bu kaynağı öyle es geçmeyelim. Üzerinde biraz daha derin izler olduğunu görelim... Şöyle,
"Tasarruf ve talepte azalma
1973 yılında ABD Başkanı Nixon Enerji Bakanlığına William Simon’ı atar. Petrol tüketimini azaltmak için 1974 yılında otoyollarda hız limiti olarak saatte 55 mil (90 km) belirlenir. 1974 yılının Ocak ayından itibaren 1975 Şubatına kadar güneş ışığından daha fazla yararlanmak için uygulamalar başlatıldı. Bu uygulama sonucunda çok erken saatlerde yola düşen çocuklar yüzünden hükümete şikayetler gelse de 1976 yılına kadar uygulamada ısrar edildi. Petrol bulunmayan istasyonlar başka işler için kullanılır oldu. Ülke çapında enerji tasarrufu konulu ilanlar, reklamlar ve kampanyalar düzenlendi. Yakıt tasarrufu zorunluluğu yüzünden ABD’deki üç büyük otomobil üreticisi firma yeni modellerinde yakıt tasarrufuna önem vermek zorunda kaldılar. 1980’li yıllara gelindiğinde artık önceki geniş hacimli ve büyük motorlu otomobillerin yerini daha verimli, küçük, önden çekişli ve küçük motor hacimli araçlar aldı. 1974 yılında ünlü araba yarışı Daytona 24 Saat iptal edildi ve Nascar Yarışlarının mesafesi kısaltıldı. İndianapolis 500 yarışlarında eleme ve sıralama turları iptal edildi." - Kaynak : http://tr.wikipedia.org/wiki/1973_Petrol_Krizi

...ve bir de şöyle gözlemlerimizden yola çıkarak bakalım, ne dersiniz ? Amerika'da müzik denildiğinde aklınıza gelen 10 isimden kaç tanesi beyaz, kaç tanesi Afrika kökenli !? Peki spor alanına bakalım. Amerika dendi mi bizde en çok basketbol ve N.B.A ligi akla gelir. Çünki Amerikan futbolu bize epey uzak bir spor dalı. N.B.A'da oynayan 1 beyaza karşı kaç siyah oyuncu vardır ? Geçelim olimpiyatlara, atletizme anımsıyor musunuz Amerikan sprinterleri bayan-erkek ? Hepsi siyah idi. "E iyi de bunların kalın ve büyük ile ne alakası var şimdi ?" diye soruyor musunuz acaba ? Şöyle göstereyim,peki... Misal meşhur birisi "Kim Kardashian" ! "Hah, şimdi kendi dediğini kendin çürüttün ! Yakaladım seni" der gibi mi oldunuz ? Hani siyah olmadığı için ;) Konu o değildi, o konu içinde bir alt konu idi. Konu "kalın" ve "büyük" sevmeleri idi. Nesi meşhur bu kadının ? Hatırlayamadınız ise göstereyim !!!

 

Bir de "Beyonce" var, hadi bir de benden extra fotolu bir başka örnek daha vereyim Nicki Minaj !


 Şimdi bunlar henüz +18'lik değil sanırım !.. Dananın kuyruğunu kopartalım artık, ne dersiniz ? Efedim konuyu kısa bir süreliğine saat 24'ten sonra okunacak uyarısı ile de iyice kırmızı noktalı hale getireyim ve lafı bunca zahmetten sonra "Porno" sektörüne de getireyim !!! E, yuh !.. Bence de yani, bu kadar yeter. Konuyu kapattım, anlayan anladı ;-) Sanırım artık daha iyi bir şekilde neden "kalın ve "büyük" sever dediğimizi !!! Tabi bu sevgi nasıl oluştu, nereden geliyor (E Afrika'dan), ne zaman başladı(E kölelik zamanından) ! Bilmem anımsar mısınız, "Kunta Kinte" isimli bir dizi vardı. O dizide bu beyaz efendileri, siyah kadınlara(artık o kadarını gösteriyordu o zamandaki dizi, epey eskiydi) bizim coşkun'un bile masum görünebileceği kadar tecavüzler ediyorlardı !.. Şöyle bir düşünün, kanun kölelerin sahibi olan kişi. Bunlardan bir Amerika dolusu var ve her birinde de öyle 2-3 köle değil, epey adetli köle var ve tecavüz dolu yıllar geçiyor !.. Şöyle de bir kaynak : http://www.medyasozluk.com/kunta+kinte.html  .İşte tam burada şu soru akla gelmese şaşarım, "Amerika'da bu kadar çok Afrika kökenli olmasının nedeni onları köle olarak kullandıkları süreçten geliyor olabilir mi !.. " , "Bu kalın ve büyük sevmeleri maziye dayanan bir alışkanlık sebebi ile olabilir mi ? !

Ne ise, +18'den de çıkalım. Bu kadar beyne giden kanı başka organda heba etmenin lüzumu yok şimdi. Esas konuyu da zaten sona sakladım !..

Şimdi bakınız...
Nerede ise 3 yıllık süreçte aynasız adı ile tanımladığımız, ufak boyutlu ama giriş seviyesi d-slrlar ile aynı imaj kalitesini veren dijital fotoğraf makinalarının Avrupa ve Amerika'daki satış grafiği. Görüldüğü üzere Avrupa'lı ufak ve inceye daha meyilli iken Amerika'lı kalın ve büyük konusunda epey tutucu !.. Durun daha beteri de var !

Asya ve Avrupa ufak ve ince, aynasız konusunda baya yenilikçi olmuş ve kalın ve büyük olana bağlılıkta çok muhafazakar olmamış gibi görünüyor. Açıkca söyleyeyim ki bana ilginç gelen Japonya pazarı. Onların herşeyi küçük ! Yok efendim +18'e vurgu yapmadım. Arabaları, işte hatırlarsınız elektronik saatlere sığdırdıkları onca özellik, hatta yıllarca bu Japon'lar yapıyor aaabi diye ufacık ama çok işlevli şeyler ile tanışmamıza sebep olmadılar mı ?! Daha da ilginç olan ise D-SLR'ı da icat eden, üreten bir tek Japon'lar ve aynasızları da icat eden, üreten bir tek Japonlar ! Fakat pazarın devi nerede ? Amerikaaaaa ! Hatta okuduğum yada izlediğim bir belgeselde 2.Dünya savaşı sırasında Amerika özellikle Japon optik üretim fabrikalarını özellikle bombalamamış. Zaten ondan sonra da bir nevi sömürge gibi kullanıldı Japon'ya. Yani bu kalın ve büyük sever Amerika'lılar için D-SLR üretmeleri gayet normal. Hatta belki de Japon'a kalsa idi tee o zaman aynasız üreteceklerdi. Fakat bu yenik ve sömürgelik halleri sebebi ile kim bilir belki de bir Amerikalı onlara "Bak Japon optikcisi yenik ve ezik usta, sen bizim millete şöyle kalın ve büyük bir makina yap" demiş olabilir :-)

Efendiler... bilmem eğlendiniz mi buraya kadar ? Bilmem bir şeyleri başka bir açıdan gösterebildim mi ? Şimdi fena bir tenha sokağa daha gireceğiz !!! Bakınız bizim millete... Yıllar yılı nerenin özentisiyizdir ? Amerika, değil mi ? Hatta artık sanırım pek Türkçe lokanta, giyim, elektronik, işte alış-veriş yapılacak yer ismi göremiyorsunuzdur. Belki en havalı otomobiller konusunda Amerika o eski dönemlerindeki gibi güçlü değil ama halen önemli bir aktör bizim millet için de Amerikan otomobilleri. Hatırlar mısınız bir ara şu Hummer Jip'ler baya popüler idi bizde. Hatta bir ara onlar için sahiplerine seferberlik kağıdı yollandı falan diye haberleri anımsıyorum. Bizdeki gittikçe yükselen fast-food yeme alışkanlığı !.. Gel gelelim biz yine bizim dijital fotoğraf makinası kullanımımızdaki bu Amerikan özentisi halimize !.. Öyle ki , bakıyorsunuz bazı forum konularında vatandaş diyor ki "Böyle fanatikler bi bizim burada var, Avrupa'lı Amerika'lı böyle değil işte" ;-) Bak yani, eleman Amerika'lıya bakmış da o ne kullanıyor ise o doğrusunu biliyordur diye onun gibi "kalın" ve "büyük" olanı almış da o haklı diyor, işine gelmediğinden dolayı da bizimkisine haksız diyor. Böyle de bir eziklik var bizim millette. Bizden düşünen çıkmaz, bizden "iyi insan" çıkmaz ! Gerçekten böyle, harbi "iyi insan çıkmaz" diye düşünenler var. Sanıyorlar ki bunları söylediğim için ben bir yere hizmet edip karşılığında para falan alıyorum. Çok geldi başıma böyle iftiralar. Fakat birçok iftira edenin aslında kendisinin böyle bir ticari amaç ile forumlarda post kastığını da ortaya çıkarttık!


http://fotoptik.blogspot.com/2016/11/olympus-om-d-e-m10-mark-ii-canon.html

Darılma-gücenme yok. Böyle bir açıdan bakalım dedik.